AÇLIK, SAĞLIK, YOKSULLUK KOMİTESİ
H. Serdar Çötert (Çiğli RK) (Başkan)
Banu Dinçer (Ege RK)
MİLENYUM GELİŞİM HEDEFLERİ
Birleşmiş Milletler örgütü, yeryüzünü paylaşan insan topluluklarının öncelikli sorunlarına yönelik önerilerini “Milenyum Gelişim Hedefleri” ana başlığı altında, aşağıdaki gibi sıralamıştır:
1. Aşırı yoksulluk ve açlığın kökünün kazınması.
2. Temel eğitimin dünya çapında yaygınlaştırılması.
3. Kadın-Erkek eşitliğinin sağlanması.
4. Çocuk ölümlerinin azaltılması.
5. Anne sağlığının güçlendirilmesi.
6. AIDS ve sıtma gibi hastalıklarla savaş.
7. Çevre koşullarında sürdürülebilir iyileşme sağlanması.
8. Gelişim için küresel işbirliği sağlanması.
BM, Milenyum Gelişim Hedefleri’ne 2015 yılında ulaşılmasını öngörmektedir. Uluslararası Rotary ise, Milenyum Gelişim Hedeflerini kendi çalışmaları için aynen benimsediğini ilan etmiştir. Yukarıdaki sekiz temel hedefin önemli bir bölümünün açlık, sağlık ve yoksullukla ilintili oldukları görülmektedir. Bu konular eskiden beri Uluslararası Rotary’nin öncelikli konuları arasında yer almıştır.
AÇLIK ve YOKSULLUK
Dünya Bankası verilerine göre yeryüzünde 1,1 milyar insan günde 1USD’dan daha az bir gelirle yaşamını sürdürmektedir. Böylesi düşük bir gelirin neden olduğu beslenme bozukluğu ve kronik açlık günde 25000 insanın ölümüne sebep olmaktadır. Bu sebeple açlık ve yoksulluk yeryüzünün en öncelikli sorunu sayılmalıdır. BM’in bu konudaki duyarlığını Uluslararası Rotary’de paylaşmaktadır. UR’nin açlık ve yoksulluğa yaklaşımı aşağıdaki şekilde özetlenmiştir:
1. Açlık ve yoksulluk konularında uyanıklık sağlamak.
2. Kronikleşmiş açlık-yoksulluk kısırdöngüsünü kırmak.
3. Parasal gelir ve güvence sağlamak.
4. Doğrudan ve sürdürülebilir gıda erişimi sağlamak.
5. Sosyal güvenlik ağları oluşturmak.
6. Kadını güçlendirmek.
SAĞLIK
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre yılda 3 milyon kişi AIDS yüzünden, 1 milyon kişi sıtma yüzünden ölmekte, yılda 500 000 kadın ise doğum sırasında yaşamını kaybetmektedir. Her gün 6 000 çocuk ise güvenli içme suyu yetersizliği ile hijyen ve sanitasyon yetersizlikleri yüzünden kaybedilmektedir.
Sağlık konusunda UR’nin yaklaşımı aşağıdaki şekilde özetlenmektedir:
1. Güvenli ve ödenebilir bir sağlık hizmetine erişimin kolaylaştırılması.
2. Çocuk ölüm oranının düşürülmesi.
3. Anne sağlığının güçlendirilmesi. (Gebeler, yeni anneler, çocuklar ve ailelere temel sağlık hizmeti)
4. Toplumsal sanitasyonun iyileştirilmesi.
5. Güvenli içme suyuna toplumsal erişim sağlanması.
6. Öncelikli toplum sağlığı konularında uyanıklık sağlanması. (AIDS, sıtma, polio, diabet,madde bağımlılığı, kaçınılabilir körlük, obesite, vb.)
7. Yaşlılara destek.
RİSK ALTINDAKİ ÇOCUKLAR
UNICEF’e göre yeryüzündeki çocukların önemli bir bölümü; güvenli içme suyu, beslenme, temel eğitim, güvenlik, yoksulluk, açlık ve hastalıklar yüzünden risk altındadır. BM, 2015 yılına kadar 300 milyon çocuğu yeterli sanitasyona, 115 milyon çocuğu temel eğitime, 100 milyon çocuğu güvenli içme suyuna, 60 milyon çocuğu ise yeterli beslenme olanağına kavuşturmayı amaçlamaktadır.
UR’nin risk altındaki çocuklara yaklaşımı da, BM paralelindedir:
1. Çocuklar için temel eğitim fırsatlarını arttırmak.
2. Tıbbi bakım, beslenme ve sanitasyon sağlamak.
3. Barış, onur, hoşgörü, özgürlük ve eşitlik içinde büyüyebilecekleri bir ortam sağlamak.
ENGELLİ BİREYLER
Dünya Sağlık Örgütü; dünya çapında 600 milyon engelli birey bulunduğunu, bunların %80’inin gelişmekte olan ülkelerde yaşadığını, engelli bireylerin tıbbi bakım, sosyal katılım ve çalışma olanaklarının kısıtlı olduğunu bildirmektedir. Ek olarak AIDS, doğumsal hastalıklar, kanser, diabet ve suça yönelim oranlarının engelli popülasyonda daha yüksek olduğuna dikkat çekmektedir.
UR’nin engelli bireylere yaklaşımı ise aşağıdaki gibidir:
1. Engellerine bakılmaksızın tüm bireylerin sosyal ve çalışma yaşamına katılımlarının sağlanması.
2. Toplumsal etkinliklere katılımın önündeki engellerin kaldırılması.
3. Engellilere çalışma fırsatlarının arttırılması; güvenli ve sürdürülebilir bir gelir sağlanması.
4. Temel tıbbi bakım, rehabilitasyon ve destek sağlanması.
BİZ NE YAPABİLİRİZ?
Yukarıda özetlenmeye çalışılan perspektiften bakan her rotaryenin ilk aklına gelen soru, “Biz ne yapabiliriz?” sorusudur. Kişisel gayretlerin iyi niyetli yetersizliğinin karşısında kulüp sinerjisi içinde oluşturulan iyi yapılandırılmış, planlı ve sistematik projelerin ne denli büyük fayda sağladıkları, Rotary kültürü içinde zaten iyi bilinmektedir. Açlık ve yoksulluğa, sağlığa, risk altındaki çocuklara ve engellilere odaklanan toplum hizmetleri projeleri, kuruluşundan bu güne gerek UR’nin, gerekse Rotary Vakfı’nın varlık sebebi olarak algılanmışlardır.
Biz ne yapabiliriz sorusuna yanıt aramadan önce her Rotaryen, bir kulüp üyesi olarak aşağıdaki soruların yanıtlarını arayarak işe başlamalıdır:
1. Bizim toplumumuzun temel sağlık sorunları nelerdir?
2. Yoksulluk ve açlık kendi toplumumuzu nasıl etkiliyor?
3. Bizim toplumumuzda çocuk olmayı güçleştiren etkenler nelerdir?
4. Bizim toplumumuzda engellilerin karşılaştığı engeller nelerdir?
5. Toplumumuzun engellilere bakışı nasıldır?
6. Var olan hizmet kaynakları nelerdir?
7. Var olan kaynakların hizmetleri nasıl iyileştirilebilir?
8. Yeni kaynaklar nasıl yaratılabilir?
9. Başkaları (birey, dernek, birlik, stk, hükümet, devlet) neler yapıyor?
10.Projelere başka kimlerden destek sağlanabilir?
11. Projelere Rotary dışından destek bulunabilir mi?
12. Projelerin başarısı nasıl ölçülebilir?
NASIL BİR PROJE?
Yukarıdaki sorular her Rotaryenin kendi kulübü penceresinden yaşadığı topluma bakarak yanıtlayabileceği sorulardır. Bu sorulara bulunan yanıtlar, kulübün yapılandıracağı toplumsal hizmet projesinin ana hatlarını belirleyecektir. Projeyi oluştururken aşağıdaki özelliklere dikkat edilmelidir:
1. Geniş kapsama alanı: Proje, toplumun olabildiğince geniş bir kesimine, olabildiğince çok sayıda bireye ulaşmalıdır.
2. Geniş üye desteği: Projeye olabildiğince fazla sayıda üyenin katılımı sağlanmalıdır.
3. Gönüllü katılım: Gerek üyeler, gerekse Rotary dışından projeye destek olan kişiler, gönüllü ve istekli olmalıdırlar. Projeler genellikle katılımcıların işgücü, zaman, hatta para harcamaları sayesinde yürür. Gönüllü katılımın sağlanamadığı projelerin gelişimi risk altındadır.
4. Planlama: Proje mutlaka önceden planlanmalı ve nesnel yapılandırılmalıdır. Aşamaları belirlenmeli, taslak bütçesi oluşturulmalıdır.
5. Paylaşım: Proje içindeki görevlerin katılımcılar arasında bölüşümü yapılmalı, görevlilerin yetki ve sorumluluk çerçeveleri net bir şekilde çizilmelidir.
6. Değerlendirme: Ara aşamalarda ve projenin tamamlanmasından sonra projenin değerlendirmesi yapılmalı, çalışmadan elde edilen fayda, karşılaşılan güçlükler, üretilen çözümler, kazanılan deneyimler paylaşılmalıdır.